.
<< Lütfum sana yeter, Çünkü gücüm, güçsüzlüğünde tamamlanır.>> 2.Korint 2:9
isvicreincilkilisesi@gmail.com
Yusuf Engin Türk Hristiyanlar isviçre incil Kilisesi isviçre zürich mesih imanlıları kilisesi
Yusuf Engin Türk Hristiyanlar isviçre incil Kilisesi isviçre zürichh mesih imanlıları kilisesi
Yusuf Engin Türk Hristiyanlar isviçre incil Kilisesi isviçre zürichh mesih imanlıları kilisesi
Bir Kumarbazın Değişen Hayatı
BİR KUMARBAZIN HAYATI.
Hayatımdaki değişikliği açıklamadan önce, size kendimi tanıtmak istiyorum. Bu 53 senelik zamanı kısaca anlatmak için elimden geldiği kadar en önemli gördüğüm konulara değinmek zorundayım. Eğer herhangi bir konuda, daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz, sorularınıza imkanlarım dahilinde her zaman cevap vermeye hazırım.
Dünyaya gelişim: 1954 senesinin Haziranın 22 sinde Bursa`da Dünya`ya geldim. 1969 senesinin Ağustos ayına kadar Bursa`da yaşadık. Orta okula gittiğim zamanlarda, 1966 senesinde babam İsviçre devletine bir usta olarak gitme imkanını buldu ,ve diğer iş arkadaşlarıyla İsviçre`ye gittiler. Bir sene sonra izine gelişinde bizleri de oraya götüreceğini söyleyişini hala çok iyi hatırlıyorum.“ Evet...Yusuf ...sende İsviçre`ye gideceksin, yeni bir hayat başlayacak, sende krallar gibi yaşayacaksın, Araban altında ,istediğin yere gidebileceksin, istediğini alabileceksin „gibi düşünceler başladı aklımda.
İsviçre`deki hayatın başlangıcı : 1969 senesinin Agustos ayında Ailece İsviçre`ye geldik. Yardımcı işçi olarak büyük bir kalorifer fabrikasında işe başladım.Boş vakitlerimizi diğer Türk arkadaşlarla beraber bir kahvede veya barda bir şeyler içerek, iskambil, konken, langırt gibi oyunlar oynayarak geçiriyorduk. Yaş 18 olunca ,güzel bir araba, ve daha sonra ehliyet alınca çeşitli dans yerlerine gidip eğlenmek, günlük yaşamımız olmaya başladı. Abimle çok iyi anlaşıyorduk, hafta sonlarında beraber gezmeye gittiğimiz de oluyordu, arabayı beraber paylaşıyorduk. Güzel bir yaşamımız vardı. 1974 senesinde, dansta genç güzel bir kızla tanıştım. Hiç bir zaman İsviçre`li bir kızla evlenmeyeceğim düşüncesi aklımda olduğu için, arkadaşlığı hiç bir zaman ciddiye almıyordum. Fakat ilk defa hayatın ciddi bir devresine ayak attığımı aramızdaki konuşmalardan sonra anladım. Evet..Yusuf...sen ne istiyorsun, ne düşünüyorsun..? gibi sorular beni düşündürmeye başladı. Bu tanışmamızdan 3 hafta sonra aramızda anlaştık ve karar verdik. O hayatını bir hıristiyan olarak ,ben de bir Müslüman olarak yaşayacaktık. Çocuklarımız da bizlerden öğrendiklerinden sonra istediklerini seçmelerine serbest bırakacaktık. Fakat, bunun bir fakatı daha vardı.. Benim 3-4 ay içinde Türkiye`ye 20 aylık askere gideceğimi açıkladım. Bu onun için bir darbeydi, fakat yine de kısa bir düşünmeden sonra bana sadık kalacağına söz verdi. 20 ay Antalya`da askerlikten sonra 1976 senesinin Temmuz ayında yine İsviçre`ye geldim, ve ayrıldığım aynı işyerine başladım. Aralık ayında ufak bir nişan yemeğinden sonra nişanlandik. 1977 senesinin Temmuz ayında erkek kardeşimi, bir Pazar günü ailelerimizin piknik yemeğinin sonunda, evin yanında bulunan kavşakta, gözlerimizin önünde, bir ufak motorsiklet kazasında kaybettik. Bu annem için çok büyük bir kayıptı. Annem senelerce bunun için çok üzüldü. 1977 senesinde bir olay yüzünden, ben suçlu olduğum halde ben nişanlımdan ayrıldım. 3 hafta sonra Türkiye`ye yaz izinine gelerek, kız kardeşimin tanımış olduğu bir kız ile nişan yapıp yine İsviçre‘ye döndüm. Telefon konuşmalarımızdan sonra o nişan da bozuldu. Ben hemen evlenme şartıyla yine eski nişanlıma döndüm.
Evlilik ve Kumarın başlangıcı : 1979 senesinin Aralık ayında evlendik. Dil ve kültürümü unutmamam için eşim benim türk kahvelerine çıkmama hiç bir zaman kızmıyor büyük bir anlayış gösteriyordu. Maddi sıkıntılar fazlalaşınca, en kısa ve kolay zannettiğim kumar yoluyla, ailemizin maddi durumunu düzeltmeyi düşündüm. Fakat düşündüğümle yaşadığım bir olmadı, kazanmak isterken kaybettim. Kaybettiğimi yine kazanma hırsıyla bankadan kredi çekerek, daha büyük oyunlara katıldım, onlar da gitti. Bir birbuçuk sene içinde kazandığım bütün paranın yanında, 2 Bankadan daha kredi çekerek borca girdim.Bu zaman içinde Ailem de evde ,eve geç gelişimden, yalan söyleyişimden, söz verdiğim halde tutmayışımdan dolayı çok acı çekmeye başladılar. Yavaş yavaş bunalıma girmeye başladım. Bu durumu eşimle konuşmanın zamanı geldiğini anladım,ve bu kumarı bırakmak için her şeyi yapmaya hazır olduğumu kendisine açıkladım. Deneme safhasına girdik, fakat o kadar istemediğim halde sanki o okey taşları beni bir mıknatıs gibi kendine çekiyordu. Bilinçli olarak yanımda sigara parasından fazla para bulundurmuyordum, fakat yinede borç alıyor ve oynuyordum. Benim hayatım, sabah işe, işten kahveye kumara , kahve kapandıktan sonra eve, bu şekilde bir yön aldı. Eşim ve kızımız beni çok az görmeye ve hayatları bir cehennem hayatı olmaya başladı. Bir zaman sonra eşim mutfakta bazı ufak ve kısa yazılar asmaya başladı. Bunları okuyordum, bu kelimelerin İncil‘den ayetler olduğunu fark etmiştim, çok güzel kelimelerdi, fakat böyle şeylerin olamayacağına kanaat getirmiştim. Eşimde bir değişiklik olduğunu hissettim, yine kumar oynayıp para kaybettiğimi anlattığım zaman kızmıyor, bir daha ki sefere bunu başaracağımı söyleyerek bana umut vermeye çalışıyordu. Bazen onun bu iyi düşüncelerini nasıl olsa kızmıyor deyip kötüye kullanıyordum. Bu çok zor durumlarımda (sonradan hesapladım, hemen hemen birbuçuk sene kadar) devamlı tanımış olduğum Allah`a dua etmeye başladım. Allah`ım, Allah`ım ben ne için bu Dünya`ya geldim, nereden geldim, nereye gidiyorum ? Bu halim ne olacak ne bu rezillik ? Ne olur bana yolu göster, Ben bu aşılamayacak hayatın önünde durmuş geçicek bir yol, bir kapı arıyorum, bana yardımcı ol..!!! Bir olayı kısaca sizlere anlatmak istiyorum: Bir kumar gecesinin sonunda, nakit paramın yanında ayrıca bir arkadaştan akşama kadar getirmek şartıyla Bin İsviçre frangı borç aldım. Günlerden Cumartesi olduğu için Banka saat 11.00 e kadar açıktı. Ve bunun için para çekemedim. Parayı nereden bulacağımı bilmediğim için arabama bindim, arabayı hem sürüyor, hem bağırarak Allah`a yalvarıyor, hemde hüngür hüngür ağlıyordum. Arabanın sanki kendi kendine yol alıyordu...bir anda kendimi Türk arkadaşların çıkmış olduğu kahvenin önünde buldum, arabayı park edip içeriye girdim, tanıdığım bir arkadaş masada kağıt oynuyordu, selam verip yanlarına oturdum. Biraz vakit geçtikten sonra arkadaş Lavaboya kalktı, bende arkasından gidip durumu ona açıkladım. Arkadaş bana : Yusuf dinle, cebimde şu anda tam BİN İsviçre frangı var. Ben arkadaşa verecektim, fakat gelmedi, onun yerine bir haftalığına sana verebilirim. Fakat haftaya vermek şartıyla... O anda sanki uçacaktım. Parayı alıp hemen söz verdiğim arkadaşa götürdüm.
İntahar Planları ve kumarbazın ölümü : Kumarı bırakabilmek için ne yaptıysam irademin de zayıf olduğundan kumardan kurtulamadım. Eşim ara sıra İsa Mesih`ìn bunu başaracağından bahsediyordu, fakat ben onu tersleyip İsa`nın beni ilgilendirmediğini söylüyor ve konuyu kapatıyordum. Bir gün maddi durumu bilmek için tam ayrıntılı bir hesap yaptım, çünkü o güne kadar ben bir arkadaştan borç alıp öteki arkadaşa veriyordum, bu şekilde borcun yanlız yeri değişiyordu. Evet, hesap beni çok ürküttü, çünkü borçlara ödenen miktardan sonra bir hafta dahi yaşamanın imkanı kalmamıstı. Son zamanlarda kız kardeşim kumar oynadığımı duymuş olduğundan dolayı oda bizden biraz uzaklaştı, abime gelince o da biraz uzaklaştı, bize olan bağlantı kopmaya başlamıştı ..Arkadaşlara gelince, her şahıs kendini düşünüyordu kimseden bir yardım bekleyemezdim. Evet tek şey, İntahar edip herşeyden uzaklaşmak, hayata veda etmekti... Bu düşüncelerle kendime planlar hazırlamaya başladım. Fakat intahar bir kerede ve başarılı olmalıydı. Yoksa sonumun akıl hastanesi olmasını istemedim. Bir iş kazası sonucu ölürsem hiç değilse, eşime ve kızımıza biraz para gelir, başlangıcı bu şekilde iyi atlatırlar, düşünceleriyle planlarımı hazırladım. Planlarımı yerine yapabilmek için eşimi ve kızımızı annesine gönderdim. Çünki onların beni bu şekilde görmelerine vicdanım kabul etmiyordu. İntahar etmeden bir gece evvel yatakta bir şey aklıma geldi, Camilerde vaazlarda duymuş olduğum kelimeler : Hiç bir insanın kendi canını almaya hakkı yoktur. Bu bir Günahtır. Ağlayarak Allah`tan af dilemeye başladım. Evet bu bir Günahtır, fakat benim hiç bir çaremin kalmadığını Allah a anlattım. Göz yaşlarımı dökerek o gece yatağın üzerinde uyuyakalmışım. Sabahleyin erkenden kalktığımda içimde yeni bir his vardı, sanki yere basmıyor, uçuyordum. Bir gün evvelki sırtımda taşımış olduğum tonlarca yük yok olmuştu. Bütün intahar düşüncelerim yeni bir umut ışığıyla dolmuştu. Eşim telefon etmişti ve benimle konuşmak istediğini söyledi, hemen yine buluştuk. Eşim beni gördüğü zaman çok şaşırmıştı : Sana ne oldu böyle, sen çok değişmissin, seni Rab İsa değiştirdi, senin yüzüne nur gelmiş !!! dedi. Fakat kendisini yine her zamanki gibi tersledim. Lütfen, yine şu İsa`dan başlama, sen kendi hayatını yaşa, bende kendi hayatımı... olur mu? Eşim bana bir dua etmek için ricada bulundu, ilk defa ona “evet„ deyip musade ettim, evet O GECE içimde yeni bir umut ışığı doğmuştu, bana yaşam için yeni bir kuvvet verdi. Eşim bana beraber bir Seminare veya kampa katılmamız için bir öneride bulundu, bende evet dedim. Üç hafta sonra Tessin bölgesinde düzenlenecek olan bir kamptan haber almış, ve oradan üçümüz için yer ayırtmış. Mayıs ayının sonunda bu ‘İsa Mesihin göğe alınışı ‘ bayramında kampa katıldık. 28 Irktan tam 68 şahıs bu kampa katılmıştı. Öğleden evvel bir iki saat kadar İncilden bazı konular işlenmişti, fakat bu anlatılanları ilk defa duyuyordum, pek anlıyamadım. Üçüncü günü bir Portekizli arkadaş ve eşim, biz üçümüz gölde sandal sefasına çıkmıştık, bir ara kahve molası için iskeleye yanaşarak bir Kahveye gittik. Uzun bir muhabbet ve tartışmaların sonunda arkadaş bana İsa Mesih’in söylemiş olduğu bir ayeti söyledi.. Yusuf, İsa diyor ki...Ben ve Baba biz biriz. ( İncil, Yuhanna 10 uncu bölümde ayet 30 ) Bu ayet beni çok düşündürdü, çünki Allah’ın büyüklüğünü ve kudretini bildiğim için, Allah için Mesih’te Dünya ya gelmenin mümkün olduğunu kabul ettim. Çünki Allah için imkansız hiç bir şey yoktur. Bu şekilde İsa Mesih’e evet dedim. Bu sevinçle geri dönmek için yine sandalımıza bindik ve yola koyulduk , fakat daha henüz iskeleden ayrılmıştık, arkadaş ‘ Yusuf...eğer şu anda sandal devrilirde biz boğulursak....sen daha henüz kurtulmuş değilsin ‘ ne demek istiyorsun yani ? diye sorduğuma şöyle yanıt verdi...’ sen İsa Mesih’i hayatına almadıkça yeni hayata sahip değilsin, sen işlemiş olduğun günahların için tövbe edip, İsa Mesih ile yeni bir hayata başlaman lazım..’ dedi. Bunu kısaca açıklamasından sonra sandalın içinde diz çökerek dua ettik, bu şekilde ilk duamı yapmış oldum. Kampa dönüşümüzde dua etmede tecrübesi olan iki arkadaş ve eşimle , ben yeni bir duada hayatımı Tanrıya adadım ve yep yeni bir hayata başladım. Bir gün sonra kamptan ayrılış zamanı gelmişti, yeni tanışmış olduğumuz arkadaşlarla vedalaşarak eve döndük.
Kumardan kurtuluşun yolu : 1984 senesinin Haziran ayı benim için hayatımın ikinci ve yeni bir döneminin başlangıcı olmuştur. Bunu bu şekilde söylememin sebebi....ben bir bebek gibi çok şeyleri yeni yeni öğrenmeye başlamıştım. Her gün Kutsal Kitabı okumaya çalışıyor ve Tanrı’yı daha başka bir şekilde tanımaya başlamıştım. Bir arkadaş ile tartışmamızdan sonra Kur’anı Kerimi daha iyi tanımak ve Kutsal Kitap ile karşılaştırmak için Kur’anı Kerimide okumaya başladım. Bir zaman sonra Kur’anı bir kenara koyarak Kutsal Kitaba devam ettim. Bir sene sonra Vaftiz oldum. Başlangıçta 6 ay kadar elimi kumara sürmemiştim, daha sonra yine kumara düştüm. İkinci çocuğumuz dünyaya geldi, ve ben evvelden daha fazla yine kumara düştüm. Çifte bir hayata başlamıştım...evden uzak kalmak, devamlı yalan söylemek, sabahlara kadar kumar masasında oyun oynamak, bankadan daha fazla kredi çekmek ...benim günlük yaşamımdı.... Arkadaşlar bizim ailemizin böyle devam edemeyeceğini, boşanmamızın daha iyi olacağına karar verdiler, ve bütün ümitlerini kaybettiler. Eşimin bir kaç tanımış olduğu bayan arkadaşları hariç...Gitmiş olduğumuz Kilisede benim için çok dua edenlerde vardı. Bu dualar sayesinde 1987 senesinin mart ayında katılmış olduğum bir oruç haftasında, Tanrının büyük mucizesini yaşadım, İsa Mesih bana çocukluğumdan gelen bazı batıl inançlara bağlantımı gösterdi ve bunun için tövbemden sonra eski hayatımın bütün pisliklerinden arındım. Evet...benim için tam ve yeni bir hayat başlamıştı...( bunu bu şekilde söylememin sebebi bu gün yaşamış olduğum hayatın kökü bu başlangıca dayanıyor ) Oruç haftasından dönüşümde yüzümde dahi görülebilen bir değişiklik olmuştu...Eve gelişimde eşim beni ilk gördüğünde ilk sözü... ‘ Yusuf senin yüzün dahi değişmiş yeni bir insan olmuşsun ‘ oldu. Benim için yeni bir hayat başlamıştı, Sigarayı, kumarı, yalanı bırakmıştım. Fakat...’kumarın mirası..’. üç bankaya yapmış olduğum borçlar vardı...bunları nasıl ödeyecektik ? Borçlar...iki çocuk ile aile masrafları ? Borçları ödememiz en azından 11-12 sene sürecekti...fakat içim çok rahattı, bir şekilde olacaktı...nasıl olacağını bende bilmiyordum, fakat içimdeki ses buna bir çare bulunacağını söylüyordu. Önümüzde çetin bir hayat bizi bekliyordu. Bir gün bir arkadaş bizimle konuşmak için bize misafir geldi. Bu gün dahi tanımadığımız iki şahısın bize yardım elini uzatmak istediğini, ve bunun için o arkadaş kefilliği üzerine aldığını anlattı. Bu şahıslar tanınmak istemiyorlardı...( bizim içinde böyle olması daha rahattı ) Her ay biz arkadaşa ödeyebildiğimiz kadar verecektik, o arkadaşta parayı yerine ulaştıracaktı. Tanrı Dualarımıza cevap vermişti ve bize ilk yardım elini uzattı. Bu arkadaştan ve Bankalara borcumuzu kapatarak borcu üzerlerine alanlardan başka bizim ne kadar borçlu olduğumuzu bilen yoktu, bunu başkalarına açıklamaktan çekiniyordum. Bunu her şahsın bilmesini istemiyordum ve bilmelerine her hangi bir sebepte yoktu. Bu zamanlarda çalışmış olduğum iş yerinde de az para kazandığımdan maddi durumuz çok zordu. Elimizde kalan para ile en fazla ayın üçüncü haftasına kadar geçinebiliyorduk...Fakat bu zamanlarda Tanrının Lütfunu yaşadık. Etmiş olduğumuz dualar boşuna değildi...İsa Mesih’in benim hayatımda çok büyük bir rolü oldu. Bu zamanlarda, 1982 senesinde hacı olan Babam ve abim benim Hristiyan olduğumu öğrendiler. Sonuç...: beni kötü azarlamalardan sonra Annem ve Babam, abim, kız kardeşim aileden men edip ve bir daha beni görmek istemediklerini ilan ettiler... 1988 senesinde üçüncü olarak, bir kız ve oğlandan sonra bir kızımız daha dünyaya geldi. Aile bağlantılarımız Babamın bir sene kadar sonra geçirmiş olduğu kalp krizinden sonra yine yavaş yavaş başladı. Aradan ortalama iki sene geçtikten sonra, babamın ısrarları sonunda kız kardeşim yine bizimle konuşmaya başladı. Abime gelince.. o aradan dört sene geçtikten sonra 1992 de yine babamın ısrarları sonucu benimle konuşmaya başladı. Bir Hacı olarak evimize gelip kendini kirletmek istemediğinden ilk görüşmemiz bir Kahvede oldu. 1992 senesinde dördüncü çocuğumuz Dünyaya geldi. Aynı senede babam kalpkrizi dolayısıyla 3 sene erken emekli olduğundan, Türkiye’ye temelli dönüş yaptılar. Çocukların ufak ve maddi durumuzun kötü olması nedeniyle uzun bir zaman Türkiye’ye gidiş imkanımız olmadı. 1996 senesinin Haziran ayında Babam beşinci Kalp krizinde Vefat etti. Tanrının bize göstermiş olduğu yolda, biz elimizde hiç nakit para olmadığı halde, Emeklisandığında biriken parayla ev satın alma olanağı elimize geçti, ve bunu değerlendirdik. Bir mucize yoluyla gelen bir maddi yardım sonucu, geri kalan borçlarıda ödeyebildik, ve evimize borçlardan kurtulmuş bir şekilde ilk adımı attık. 1998 de kız kardeşim geçirmiş olduğu depresyonlar sırasında intahar yoluyla eşini ve iki çocuklarını geride bırakarak vefat etti. Ailesiyle fazla görüşemediğimizden dolayı ayrıntıları bilmiyorum. Kız kardeşimin vefatı Bursa’da yanlız kalan, şeker hastası olan annem için çok zor oldu. İki sene sonra 2000 senesinde bir Pazar günü annemde şeker sonucu kendinden geçerek vefat etti. 2004 senesine kadar Ailece Türkiye’ye gitme imkanımız olmadığından, iki kızımız bir haftalığına ilk defa Antalya’ya izine gidebildiler. Eşiminde uzun senelerden sonra çalışma imkanlarıyla evin gelirine maddi yönden büyük bir katkısı oldu. 2006 senesinin Ekim ayında ilk defa eşim ve iki çocuklarımızla ( kız 18 / oğlan 14 ) izine gitme imkanımız oldu.
2007 Senesi, Şubat ayı : Şu anda 2007 senesinin Şubat ayında ailemden yalnız abim var. Abim ile olan bağlantımız, görüşmelerimiz düzelmiş durumda. Abim bende olan değişikliği kendi gözleriyle yaşadığı için beni bu şekilde kabul etmeye başladı. Bir birimizi ziyaret edip rahatça konuşabiliyoruz. Eşim 1974 senesinden beri şimdiye kadar en fazla 6-7 defa benimle beraber Türkiye’ye gidebildi. Ayla, 24 yaşında, bir kere bir haftalığına Antalya’da izindeydi. Emanuel, 22 yaşında, henüz Türkiye’yi göremedi. Johanna, 18 yaşında, iki kere Türkiye’ye gitti. David 14 yaşında, geçen sene ilk defa Türkiye’ye gitti. Evet, bu kumar yüzünden senelerce izine gitme imkanlarını ben kumar masalarında yediğim için çocuklarımızda izinden marum kaldılar. Bu gün biz ailece Tanrı yolunda gitmeye çalışıyor, hayatın çetin savaşında Mutlu bir yaşam sürdürüyoruz. Bu satırlarımı yazışımın sebebi..... Tanrının Lütfunu zengin bir şekilde yaşadığımız için bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. İsa Mesih’in yolu ile kurtuluşu ben şahsen yaşadığım için buna tanıklık yapıyorum. Hatta bu zor zamanlarımızda Tanrının eşime ve bana vermiş olduğu kudret, sabır ve sevgisi sonucu bunları başarabildik. Tanrı için imkansız hiç bir şey yoktur. Tanrı bizleri sevdiği için bizi kendine çağırıyor. Bunun nasıl olduğunu bilmek isterseniz, bana bir iki satır ile sorabilirsiniz..?
Esenlikle Kalın, Rab sizleri Bereketlesin.
Yusuf
ENGİN