.
<< Lütfum sana yeter, Çünkü gücüm, güçsüzlüğünde tamamlanır.>> 2.Korint 2:9
Cesaret
Veren Tanrı
Vaaz için Okuma Elçilerin İşleri 23:11
O gece Rab Pavlus'a görünüp, "Cesur
ol" dedi, "Yeruşalim'de benimle ilgili nasıl tanıklık ettinse,
Pazartesi günü öğrencilere bu listeleri verdi. Bütün sınıfın gülümsediğini
görüyordu. Bir öğrencininin “Beni herkesin bu kadar sevdiğini bilmiyordum”
dediğini duydu.
Seneler sonra aynı öğretmen öğrencilerinden birinin cenazesine katılmak zorunda
kalmıştı. Ölen öğrencinin anne ve babası öğretmene bir not göstermek istediklerini
söylediler. Oğullarının cüzdanında öğretmenin seneler önce sınıfta verdiği
o güzel sözlerle dolu listeyi bulmuşlardı. Öğretmene çok ama çok teşekkür
ettiler. “Bu liste onun en büyük hazinesi oldu” diyordu annesi.
Aynı sınıfta okumuş bazı öğrencilerde olayı duyar duymaz hala listelerini
sakladıklarını söylemeye başladılar. Kimisi bu listeyi resim albümüne, kimisi
dolabına, kimisi cüzdanına saklamıştı.
Bu öyküye baktığımızda her birimizin aslında ne kadar çok teşvike ihtiyacı
olduğunu görüyoruz. Aslında “İyi sözler aslında paha eden bir biçimde söylenmezler
belki ama çok çok büyük değer taşırlar”.
Mesih İsa’da aslında bunu yapmaktadır. Elçi Pavlus’un hücresinde durmuş ve
şöyle demektedir: Cesur ol, Yeruşalim’de benimle ilgili nasıl tanıklık ettinse; Roma’da
da öyle tanıklık etmen gerekir.
Rabbimizin kendisi Kendisine ait olanları teşvik etmektedir. Rab Mesih
İsa, elçi Pavlus’u üç şekilde teşvik etmektedir. Mesih İsa’ya ait olan bizlerde
bu üç yolla teşvik edilebilir ve teşvik edebiliriz:
Rab, kendisine ait olanları güç durumlarda,
geçmişteki Tanrısal hizmetlerini överek ve gelecekteki hizmetleri için olan
vaatlerini onlara hatırlatarak Kendi varlığında onları teşvik eder.
1. Rab, kendisine ait olanları zor
durumlarında Kendi varlığı ile teşvik eder.
Bu ayetteki sözleri söylemek için bildiğimiz kadarıyla kişisel olarak Mesih
İsa’nın Pavlus’a dördüncü kez görünüşüydü. Bundan sonra (27:23) Pavlus’a
bir melek görüldü. İlk kez Şam yolunda tövbe etmesini sağlamak için görülmüştü
(9:4-6;22:14). Büyük bir olasılıkla bu büyük olaydan sonra bir müddet Rabbin
eğitiminde büyümesi için Rabbi kişisel olarak gördüğü durumlar söz konusu
olmuştur (Galatyalılar 1:11-17). Bizim bildiğimiz ikinci kez Yeruşalim’deki
tapınakta Rab’be dönmesinden üç yıl sonra Rab’bi görmesidir. Bu olayda Rab
Pavlus’tan Yahudi olmayan milletlere müjdeyi duyurması için gitmesini istemişti
(22:17-18). Üçüncü kez Pavlus Korintte korku içindeyken Rab kendisine görünmüştü.
Rab, bu kez Pavlus’a gece bir görümde görünmüş ve korkmaması gerektiğini,
varlığı ve korumasıyla yanında olacağını ve kentin içinde Kendisine ait
bir çok kişinin bulunduğunu söylemişti (18:9-10). Ve dördüncü kez de burada
ele aldığımız bu durumda Rabbimiz Mesih İsa’nın Pavlus’a görünerek onu teşvik
ettiğini görüyoruz. Pavlus, burada yine zor bir durum içindeydi.
A. Rab bizim bütün zor durumlarımızı bilmektedir.
Rabbin meleklerden bir takım kurup Pavlus’un nerede olduğunu tespit etmesi
gibi bir durumu yoktur. Kaldığı
Rab, gerçekten bizim bütün güçlüklerimizi bilmektedir. Düşman olan herşey,
Rabbe ve O’na ait olan bizlere karşı olan herşey ancak Rabbin müsaade ettiği
sınırlara kadar gidebilir. Onun ötesine gidimiz. Yeşaya 54:17 Ama sana karşı yapılan hiçbir silah işe yaramayacak,
mahkemede seni suçlayan her dili suçlu çıkaracaksın. RAB’be
kulluk edenerin mirası şudur: Onların gönenci bendendi”diyor RAB.
Şu anda ruhsal ya da fiziksel ya da ekonomik ya da incinmelerden kaynaklı
belli bir biçimde kendinizi bağlı, hapiste sanabilirsiniz. İçinde bulunduğunuz
durum hiç bir kimsenin tam olarak anlayamayacağını düşünecek kadar çok büyük
bir zorluk içinde olduğunuzu düşünebilirsiniz. Her ne durumda olursanız
olun Mesih İsa, Tanrı Sözü, Tanrı’nın kurtarıcı Mesih’i bunun için vardır.
O sizin bütün acılarınızı, yaralarınızı, içsel saldırılarınızı, düşmanlarınızı,
sizi inciten, acıtan, yaralayan, mahveden her şeyi bilmektedir. Ve bütün
bunlar O’nun kale aldığı şeylerdir. O bütün bu acılarla, yüklerle, hastalıklar
ve kötülüklerle, kötünün güçleriyle tek tek ilgilenmekte ve size Tanrının
her şeyin üzerindeki etkin zaferini göstermek istemektedir.
B. Rab bütün zor durumlarımızda bizimle beraberdir.
Rab, Pavlus’un tarafındaydı. Bizler Mesih İsa gelene ya da biz ölümümüzden
sonra O’nun önünde durana dek O’nu görmeyeceğiz. Görsel olarak O’nu görmek
aslında oldukça
Fakat gerçek olan ruhsal olarak Rabbimizin her zaman bizimle olduğu gerçeğidir.
Mesih İsa yüce görevi bize verdikten sonra İşte ben, dünyanın sonuna dek her
an sizinle birlikteyim (Mattu
28:20b) demiştir. Ya da İbraniler 13:5-6’da para sevgisinden özgür bir yaşam
sürmemizin gerekliliğini öğütlerken hem ardından seni asla terk etmeyeceğim, seni
asla yüzüstü bırakmayacağım
diyerek bize yani Kendisine ait olanlara söz vermektedir. Bu nedenle
biz Mesih İsa’ya iman etmiş inanlılar olarak rahatlıkla Rab benim yardımcımdır, korkmam; insan bana
ne yapabilir?(İbraniler 13:5-6) diyebiliriz.
Daniel kitabında yazılan Şadrak, Meşak, Abed-Nego gibi kızgın fırına fiziksel
olarak atılmış olmasak da, ruhsal anlamda atıldığımız kızgın fırınlarda
da Şadrak, Meşak ve Abed-Nego ile o fiziksel anlamdaki kızgın fırında olan
Rabbimiz yine bizimle olacaktır (Daniel
3:19-27).
Yüce Rabbimiz bazı zamanlarda kendisini sözü aracılığı ile bize göstermektedir.
Bazı zaman bir diğer imanlı kardeşimizin teşvik sözleri aracılığı ile bize
kendisini gösterip bizi teşvik eder. Özellikle zorlu anlarda Mesih İsa’yı
kurtarıcıları ve Rableri olarak kabul eden imanlı kardeşlerimiz bu tarz
teşviklerin en az birine ya da bir kaçına tanık olmuşlardır.
Çok teşviksiz kaldığım zamanlarda, özellikle bir çok insanın Mesih İsa’nın
müjdesine saldırdığı ya da Mesih İsa’da yaşayanları aşağıladığı zamanlarda
ya da ruhsal anlamda kendimi sorunlar içinde yalnız hissettiğim zamanlarda
Elçilerin İşleri 18:9-10 bana çok konuşmuştur. Korkma! Konuş, susma! Ben seninle
birlikteyim; hiç kimse sana dokunmayacak, kötülük yapmayacak.Çünkü bu kentte
benim halkım çoktur. Bu sözleri okuduğunuzda bile
Çünkü sizin için düşündüğüm tasarıları biliyorum diyor RAB. Kötü tasarılar
değil, size umutlu bir gelecek sağlayan esenlik tasarıları bunlar (Yeremya 29:11) Tanrı’nın, kendisini sevenlerle,
amacı uyarınca çağrılmış olanlarla birlikte her durumda iyilik için etkin
olduğunu biliriz (Romalılar 8:28)
Eğer Tanrı’nın çocuklarıysanız bu sözler, bu vaatler sizin içindir. Kendi
sözü, Kendi çocuklarının teşvikleri ile size varlığını gösterecektir. Çünkü
bu konuda kesin vaatleri vardır. Bu vaatlerin üzerine uzan sizi asla terketmeyecek,
sizi asla bırakmayacaktır.
C. Rab, zor zamanlarda bizim ne hissettiğimizi bilmektedir.
Kendi evladının gerçekten teşviksiz olduğunu bilmeksizin
Rabbimizin Cesur Ol! Tarzında bir söz söylemesi düşünülemez. Pavlus gerçekten Yeruşalim’de
olanlardan ötürü oldukça teşviksiz kalmıştı. İşin ilginç tarafı Pavlus’un
hizmetinden memnun kalmayan Yeruşalim kilisesiydi. Yalan yere suçlanmış,
üstüne üstlük dayak yemişti. Fiziksel olarak bu kadar yıpranmasından sonra
doğal olarak depresyon içindeydi. Yapyalnız hiçte hoş olmayan bir hücre
içindeydi. Geleceği hakkında büyük bir belirsizlik vardı ve ürküyordu. Arzu
ettiği gibi kelamı Roma’da vaaz edebilecek miydi? Üstüne üstlük bu kadar
fiziksel ve ruhsal baskı içinde bizim yapamadığımızı yapıyor yani Rabbin
Müjdesini düşünüyordu. Esas amacı Rabbin Kurtarış vaazını
Dikkat edersiniz Rabbin kendisini teşviksiz hissettiği için Pavlus’u kınamadığını
görüyoruz. Mesih İsa beden alıp dünyaya gelmiş olan Tanrı Sözü olarak bizim
hissedişimizi çok yakından algıladığını biliyoruz. Mesih İsa Tanrı-İnsan
olarak aramızda yaşadı. Yüzde yüz Tanrısallığı yanında yüzde yüz insanlığıyla
da bizim hissettiklerimizi tam olarak hissetti. İbranilerde Çünkü
kendisi denenip acı çektiği için denenenlere yardım edebilir (İbraniler 2:18) demektedir.
Hisler doğru ya da yanlış diye nitelendirilemez onlar sadece hissedilirler.
Bu nedenle Tanrı önünde çektiklerimizi biz biliriz. Bunları inkar edecek
değiliz. Hatta bu konularda doğru olmak zorundayız. Bu durum hissedişin
olumlu ifadesidir. Ama bir de olumsuz tarafı vardır. Örneğin; öfke hissedişimizin
kötü yanıdır. Aynı zamanda Tanrısal bakış açısından günahtır da.
Bazen kendimize acımadan ötürü depresyona gireriz, o zaman bu günah olmaya
başlar. Çünkü nedeni daha derinden kaynaklı bir rahatsızlıktan dolayı değilde,
kendi işlediğimiz günahlar, hatalar, onlara üzülme, derken sürekli kendimize
acımadan kaynaklı bir depresyon ortaya çıkmaktadır. İşte bu tarz depresyon
yanlıştır, günahtır. Tanrı’nın insanına Mesih İsa’da sağladığı bağışlamanın
çok ötesinde, değerin çok ötesinde bir durumdur. Fırtına ortasında, deniz
dalgaları arasında boğuşan bir gemide öleceğiz diye korkudan tir tir titremek,
anksiyeteye kapılmak, deprem olacak, öleceğiz diyerek uykusuz geceler geçirmek,
daha kötü bir hadise olmamışken olacakmış gibi saatleri saymak, günleri
saymak günahtır. Çünkü Rabbimiz bu tarz ölüm korkusundan ötürü tir tir titreme
durumlarında öğrencilerini imanlarının tam olmamasından ötürü azarlamıştır
(Markos 8:35-41). Bizi ne kadar incitirse
D. Rabbimiz zor durumlarda bizi teşvik etme konusunda oldukça değerli bir
emir vermektedir.
Cesur Ol! Bu
söz İncil’de yedi kez geçmektedir ve altısı Mesih İsa’nın ağzından dökülmektedir.
Felçli hasta yatağında yatarken Mesih İsa Cesur ol, oğlum günahların bağışlandı
(Matta 9:2) demektedir. Kanamalı bir hasta kadın Mesih İsa’ya dokunduğunda
Mesih İsa yine Cesur ol, kızım! İmanın seni kurtardı
demektedir (Matta 9:22) Öğrenciler su üstünde yürüyen Mesih’i gördüklerinde
hayalet sanıp korkmuşlardı. Mesih İsa bu durumda da öğrencilerine Cesur
olun, benim, korkmayın demektedir
(Matta 14:27 ve Markos 6:50) Ele verildiği gece yine Mesih İsa öğrencilerine
aynı sözü tekrarlamaktadır: Bunları size, bende esenliğiniz olsun diye
söyledim. Dünyada sıkıntınız olacak. Ama cesur olun, ben dünyayı yendim! (Yuhanna 16:33) Gözleri görmeyen Bartimay’a
yunanca orijinal çeviriye göre Cesur ol! Kalk, seni çağırıyor diye
söylediklerini görüyoruz. Gerçekten Rabbimiz Mesih İsa bütün umutsuzlara
umut ve teşviksizlere teşvik olarak karşımızda durmaktadır.
Bu bir emirdir. Oldukça nazik ve lütuf dolu bir emirdir. Bu emri dinlemek
ya da dinlememek tabiki bizim için seçenek olarak durmaktadır.
2. Rab, kendisine ait olanları geçmişte yaptıklarını överek teşvik eder.
Buradaki sözlere bakıldığında Rabbin Pavlus’un Yeruşalim’deki hizmetini çok
yakından bildiğini ve takdir ettiğini görüyoruz. Özellikle Sanhedrin önündeki
konuşmasını Pavlus’a hatırlatarak aynı şeyi Roma’da da yapmasını istediğine
tanık oluyoruz. İnsanları Rab Mesih İsa’ya getirmek bizim görevimiz değildir.
Bu yüce Tanrı’nın kendi takdiridir. Bizim görevimiz yalnızca Tanrı’nın emri
doğrultusunda yüce görevi yerine getirmek yani basit ve açık bir biçimde
Tanrı Müjdesini, Mesih İsa’nın bizleri Tanrı öfkesinden kurtardığını ilan
etmek ve sonsuz yaşamın ancak Mesih İsa’yı kabulle mümkün olduğunu duyurmaktır.
Sanhedrin’de Pavlus tanıklığını verdiği halde aslında bildiğimiz bir tövbe
olayı olmamıştır. Buna rağmen Rab bu olayı değerlendirmektedir. Bizim rolümüz
yalnızca paylaşmak ve sonucu Rabbe bırakmaktır.
Bir çok zaman Rabbin önündeki hizmetlerimizi hep sonuca göre değerlendirmekteyiz.
İbadetlere kaç kişinin geldiğini merak ederiz. Kaç kişi Mesih İsa’yı yüreğine
aldı acaba diye sorarız. Kısacası hep olumlu sonuçlara göre iman hayatımızı,
hizmet hayatımızı değerlendirir ve sorgularız. Bu arada Yeremya gibi peygamberlerinde
Rabbin sevgili peygamberleri olduğunu unuturuz. Oysa yıllar boyunca Yeremya
oldukça olumsuz sonuçlar görmüştür. Çok az olumlu sonuçlarla karşılaşmıştır.
Aslında Tanrı önündeki hizmetimiz için değerlendirme yapabileceğimiz tek kriter
bizim Tanrı’ya ne kadar sadık olduğumuz kriteridir. Tanrı’nın Mesihine,
O’nun öğretişlerine, yoluna, kısacası Tanrı Müjdesine, sözüne ne kadar sadığız.
Eğer bunlara sadık olduğunuz halde eleştiriliyorsanız, teşvikiniz kırılmaya
çalışılıyorsa her şeyi
Daha önce dediğimiz gibi Kutsal Kitap Tanrı yolunda hizmet eden Tanrıya ait
kişiler için çok vaatlerde bulunmaktadır. Bunlardan yalnız iki tanesine
bakacak olursak İbraniler 6:10’da Tanrı adaletsiz değildir; emeğinizi ve kutsallara
hizmet etmiş olarak ve etmeye devam ederek O’nun adına gösterdiğiniz sevgiyi
unutmaz demektedir. Aynı
zamanda 1.Korintliler 15:58’de Rab yolunda verdiğiniz emeğin boşa gitmeyeceğini
bilerek dayanın, sarsılmayın, Rab’bin işinde her zaman gayretli olun
demektedir. Bunları söylerken de esas bahsedilen konu dirilmiş beden
ve Rab’bin dönüşü konusudur. Rab yolunda yaptıklarınızı hiç kimse takdir
etmese bile görüldüğü gibi Rabbin kendisi takdir etmektedir. Bu da herşeyden
çok önemlidir.
3. Rab, Kendisine ait olanları gelecekteki
hizmetleri için olan vaatlerini onlara hatırlatarak onları teşvik eder.
Roma’da da öyle tanıklık etmen gerekir. Burada Rab onu öldürmeye çalışanlardan ya da Akdenizde gemisinin batacağından,
hatta Roma’ya bir tutuklu olarak gideceğinden bahsetmemektedir. Fakat Pavlus’a
Roma’da iyi bir tanık olacağından bahsetmektedir. Rab, Pavlus’un Yeruşalim’e
dönmesiyle yanlış yaptığını falan söylememekte ama hizmetinden hoşnut olduğunu
dile getirmektedir. Burada “etmen gerekir” sözüne dikkat etmek gerekmektedir.
Bu söz Luka’nın yazılarında 22 kez geçmektedir. Elçilerin İşleri 27:24’de
Korkma Pavlus, Sezar’ın önüne çıkmak gerekiyor demektedir. Eğer
Tanrı olması gerektiğini söylüyorsa o o şekilde olmaktadır. Sanki bir anlamda
Tanrı’nın kendisine ait işi kişide tamamlana dek o kişi ölümsüzdür
Unutmayın İsrail Babil’de kendisini terk edilmiş hissediyordu. Oysa Tanrı
Yeremya 29:11’de dediği gibi onlar için başka bir gelecek hazırlıyordu.
Onlar için gerçekten bereketli bir gelecek hazırlıyordu. Cesur ol, Yeruşalim’de benimle ilgili
nasıl tanıklık ettinse, Roma’da da öyle tanıklık etmen gerekir. Yorgun olabilirsiniz, yaralı olabilirsiniz,
hasta olabilirsiniz, eğer hala nefes alıyorsanız bu Tanrı’nın hala sizinle
işini bitirmediğinin işaretidir. Cesur olun! Sadece Mesih İsa’da, O’nun
kurtarışında, Kutsal Ruh’da Cesur olun! Sonsuzluğa yolculuğunuzda Mesih’le
birlikte her tür dünyasal ya da ruhsal yüklerinizde yalnızca Cesur olun
ve yükünüzü Rab’be bırakın.
Sonuç
Cesur ol! sözü için “Bu
söze nasıl itaat edeceğiz?” diye sorabilirsiniz. “Teşviksiz ve korku dolu
hisler içinde nasıl cesur olabiliriz?” Bu konuda yapabileceğimiz tek şey
Mesih İsa konusunda oldukça net bir görüşe sahip olmamızdır. İmanımızın
sahibi ve mükemmelleştiricisinin Mesih olduğunu bilmemizdir(İbraniler 12:2-3).
O bütün korkularımızın, paniklerimizin, bize olan atakların, kötü olanın
saldırıların karşısında tek ama tek yetkin olamız, koruyucumuz, muzaffer
olanımızdır. Çünkü herşeyin sahibi O’dur. Yetkinin sahibi O’dur, evrenin
sahibi O’dur. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta tek olan Tanrı’dan ve O’nun (Logos’u)
Sözü olan Mesih İsa’dan ve O’nun Ruh’undan başka sığınacak bir sığınak yoktur.
O’nun emri geçmişte O’nunla yürüdüğümüz yolların sevincinde, ilerde yürüyeceğimiz
yollar üzerindeki vaatlere doğru cesur adımlarla O’nunla birlikte yürümeye
devam etmemizdir.
Eğer Mesih İsa sizleri teşvik ediyorsa sizde bu teşvikle Mesih’te kardeşlerinizi
ve aynı inançta olmasa da insan kardeşlerinizi destekleyin. Unutmayın iyi
sözler söylenirken çok bir harcama gerektirmese de söylendiklerinde paha
biçilmez değerdedir. Başkalarını teşvik etmek istiyorsanız o zaman sizlerde
Rabbimiz Mesih İsa gibi davranmaya büyük bir özen gösterin.