.
<< Lütfum sana yeter, Çünkü gücüm, güçsüzlüğünde tamamlanır.>> 2.Korint 2:9
isvicreincilkilisesi@gmail.com
isviçre zürih mesih imanlıları kilisesi türkçe konuşan hrıstiyanlar türk hristiyanlar türk kilisesiisviçre zürih mesih imanlıları kilisesi türkçe konuşan hrıstiyanlar türk hristiyanlar türk kilisesi isviçre zürih mesih imanlıları kilisesi türkçe konuşan hrıstiyanlar türk hristiyanlar türk kilisesi
Rabde
Uyanış Başlatan Genç
Vaaz için Okuma 2:Tarihler 34 ve 35 bölümler
(Okuma bölümü uzun olduğu için, burayı tıklayarak okuyabilirsiniz)
Bazen bazı gençlerin bir çok iyi insan gibi zor zamanlarda sorumluluk yüklenerek
çok büyük insanlık dersleri verdiğine tanık oluruz. Bir küçük sakızın benzin
deposundaki yakıt kaçağını durdurması gibi bazen bizlerin de topluma zarar
verebilecek olan bir çok konuda bazı delikleri kapayarak hayatlar kurtarabileceğimiz
kesindir.
Yoşiya’da belki kral olarak böyle şeyler yapabileceğini hissetmişti. Dedesinin
dönemi oldukça kötü bir dönemdi. Belki İsrail’in en zalim krallarından biriydi.
Daha önceki konuya ilişkin vaazlardan hatırladığımız gibi bu tarz İsrail
kralları Yoşiya’nın babası Amon dahil sürekli olarak çevre inançların, putperestliğin
İsrail içinde yer edinmesine yol açmışlardı.
Yoşiya, sürekli kan kaybeden toplumunun hayatını kurtarmak için aslında adeta
deliği parmağı ile kapamış ve bu durumu da 30 yıl sürdürmeyi başarabilmişti.
Rabbini aramaya başladığında henüz 16 yaşındaydı (2.Tarihler 34:3). 20 yaşına
geldiğinde halkını çok ciddi reformlarla yok olmaya yüz tutmuş olmaktan
kurtarmaya çalışmıştı. Yoşiya “Rabbin gözünde doğru olanı yapmış olsa da”
(34:2) yinede Yeremya ve Tsefanya’dan öğrendiğimiz kadarıyla bu reformlar
yeterince derinlere inmemişti.
Kötü günlerde de yaşasak, eğer Tanrı’nın
yüzünü arar ve Sözüne itaat edersek Tanrı’nın aracılığımızla çok şeyler
yapabileceğini görebiliriz.
1. Yoşiya kötü günlerde yaşıyordu,
bizde kötü günlerde yaşıyoruz.
Eğer 2. Tarihler 34:3-7’yi ve aynı paralelde bulunan 2.Krallar 23:4-15,19-20’yi
okursanız Yoşiya’nın nelerle karşı karşıya olduğu ve nelere karşı mücadele
verdiğini görmemiz mümkündür.
Kendi toplumu tek Allah’a iman ettiklerini söylüyorlardı. Ama buna karşın
her çeşit cinsel ahlaksızlığı, yalanı, dolanı, hileyi, putperestliği, büyücülüğü,
başka milletlerin inançlarını uygulamaya devam ediyorlardı. Hatta din adına
çocuklarını bile kurban ediyorlardı. Bütün bunları bir de din adına, inandıkları
inaçlar adına yapıyorlardı. Tanrı’nın antlaşma halkı olarak anılsalar da
tam aksini yaşıyorlardı.
Bütün bunların bu hale dönüşmesinin başında Tanrı Sözünün kaybolmuş olması,
okunmaması hatta Yoşiya’nın bile Tanrı Sözünü bulduktan sonra ifade ettiği
gibi hiç duymamış olmalarından kaynaklanıyordu ( 34:15-19).
Kahin ve Levililerin elindeki kopyaların Manasse döneminde mi Amon döneminde
mi ne zaman kaldırıldığını bilmiyoruz. Burada önemli olan bir nokta vardır.
Kutsal Kitap ne zaman anlaşılmadan okunmaya ya da hiç okunmadan bir din
kalıbı içinde yaşanmaya başlanırsa o zaman düşmüş insanın bütün günahlarının
su yüzüne çıktığını görüyoruz.
Bugün dünyada kilisenin de içinde bulunduğu krizin en büyük nedeni Tanrı gerçeğinin
öğretilmemesi ve Tanrı merkezli bir inanç ve ibadet yerine insan merkezli
bir inanç ve ibadet düzeninin kullanılmaya başlamasıdır.
Kilise kendini iyi hissetme merkezi değildir. Bir terapi merkezi hiç değildir.
Aksine insanın gerçek olarak kendi kimliğini olduğu gibi görmesi gereken
ve bunu da Tanrı Sözünün ışığında, Kutsal Ruh’un kendisine göstermesi gereken
bir yerdir.
2. Yoşiya Rabbi aradı ve O’nun sözlerine
itaat etti bizde böyle yapabiliriz.
A. Yoşiya Tanrı’yı aramaya başladı
(34:3)
Burada aslında öğreneceğimiz iki ders bulunmaktadır:
1.Rabbi, mümkün olduğunca yaşamımızın erken dönemlerinde aramamız gerekmektedir.
Yoşiya bunu yapmaya başladığında 16 yaşındaydı. Tanrısal bir aileden gelmiyordu.
Oldukça kötü günler ve örnekler görmüştü. Fakat her şeye rağmen Rabbi çok
gençken aramaya başladı ve döndü.
Oysa günümüz gençliği bir çok şeyi yalnızca isyanla halledeceğini düşünmektedir.
Aslında buna olgun insanlar, okumuş insanlarda dahildir. Çok kötü bir aile
ortamından gelebilirsiniz, çok kötü bir yaşamda sürdürmüş olabilirsiniz.
Ama hiç tam anlamıyla gerçekten Kutsal Kitabın Tanrı’sına ve O’nun kelamının
söylediklerine Kutsal Ruh’un o muhteşem rehberliğinde tam olarak, ama tamı
tamamına tam olarak itaat etmeyi hatta bunu bir gün olsun yapabilmeyi denediniz
mi? Eğer bunu sürekli yapabiliyorsanız. Yalnız Pazar günü Hıristiyanı olmuyorsanız.
Gününüzün yirmi dört saatini Yaratıcınıza, O’nun kurtarıcı olarak gönderdiği
Mesih’ine ve Kutsal Ruh’un önderliğine veriyorsanız, inanın siz ve aracılığınızla
aileniz, toplumunuz kısacası çevreniz tamamen Tanrısal anlamda değişecektir.
Ve Tanrı’nın arzuladığı bir kişi olacak ve çevreye sahip olacaksınız.
2.Rabbi aramaya devam edin.
Rabbi aramak bir dönemlik ya da belli bir sürelik bir iş değildir. Bütün bir
yaşamı kapsayan bir süreçtir. Bazı çöl dönemlerinden geçebilirsiniz hatta
aynı zamanda dünya ve problemleri sizi kendine çekebilir. Hatta belki bir
işe yaramadığını düşüncesine kapılıp Kutsal Kitabınızı bir kenara
B. Yoşiya Tanrı Sözünü dinledi (34:2)
2. ayete baktığımızda Tanrı gözünde iyi olanı yaptığını görüyoruz. Tanrı’nın
gözünde iyi olanı yapmakla insanın gözünde iyi olanı yapmak arasında büyük
fark vardır. Öyle değil mi? Tabi
ki öyle. Tanrı’nın gözünde iyi olanı yapmak O’nun sözüne göre davranmak,
yaşamakla söz konusudur.
Dünyada bir çok dini sistemler, din adamları hep Tanrı’nın Kitabını halktan
uzak tutmaya çalışmışlardı. Ne yazık ki, bu bugün de böyledir. Oysa burada
Kutsal Kitabın ilk beş kitabı olan Tevrat’ın her tür baskı ve zulme karşı
yeniden ortaya çıkması, bulunması, okunmaya başlaması ilginçtir. Tanrı kendi
kitabını korumaktadır.
Ortaçağ dönemlerinde halk anlasın diye Kutsal Kitabı İngiliz diline çevrine
Willian Tyndale ne yazık ki, 1536 yılında bir kazığa bağlanıp yakılmıştı.
Hapishaneden yazdığı bir mektupta İbranice Kutsal Kitap ve gramerle lügat
talep ettiğini öğreniyoruz. Yani öylesine zor şartlarda bile Tanrı’nın kelamını
insanların anlayacakları bir hale getirmek için elinden geleni yapıyordu.
Tanrı’nın kelamı ne zaman okunur ve itaat edilirse büyük değişikliklerin olacağı
muhakkaktır. Sehpanızın üzerinde çay bardaklarınızın yanında, televizyonunuzun
üzerinde ve aynı zamanda kütüphanenizde duran envai çeşit Kutsal Kitabın
olması ve bunların gerçek anlamı anlaşılarak okunmadan durması sizde bir
şeylerin değiştiği anlamına gelmemektedir.
1.Kelam okunmalıdır. Hilkiya’nın hangi bölümü okuduğunu bilmiyoruz ama
muhtemelen Yasanın Tekrarı 28. bölümü
2.Tanrı Sözüne karşılık vermemiz
gerekmektedir. Yoşiya’nın
kelamı duyduktan sonraki tepkisi giysilerini “vay biz ne yaptık, ne haldeyiz,
neden bugüne kadar olması gereken yerde değiliz şeklinde” büyük bir pişmanlık
ve tövbeyle” yırtmıştı (34:21). Kısacası Tanrı’nın söylediklerine büyük
bir alçakgönüllülükle ve kendini alçaltarak cevap verdi (34:37).
Tanrı’nın hoşnut olmadığı her şeyi yaşamdan, halkının yaşamından çıkarmaya
gayret etti (34:3-7). Mesih İsa diyor ki: Eğer gözün sürçmene neden oluyorsa
onu çıkar at… (Matta 5:29-30)
3.Rabbin Kelamını olgun imanlılardan
öğrenmeliyiz. Kıral bu
kelamın ne anlama geldiğini öğrenmek için hemen bir bilen heyet çağırdı
(34:22-28). Yeremya ve Tsefanya görüldüğü
kadarıyla yakın bir yerlerde değildi. Kelamı iyi bilen bir bayanın burada
davet edildiğini görüyoruz (34:23). Hulda tam bir kelam öğretmeni olarak
kelamdaki yalnız sevindiren, mutlu eden konuları değil, aynı zamanda Tanrı’nın
adaletini, yargısını da net bir biçimde ifade etti.
Bu konuda çok önemlidir (2.Timoteos 3:3)’de uyarıldığı gibi kelamın yalnızca
hoşumuza giden taraflarını öğreten öğretmenlerden kaçınmamız gerekmektedir.
Önemli olan Tanrı’nın bizim için olumlu ya da olumsuz söylediği her şeyi
iyice öğretmektedir. Yalnız bir pazarlamacı edasıyla kelam paylaşan ve yalnızca
kendi çıkarları doğrultusunda öğretenler Tanrı’nın yargısı altındadırlar.
O insanlar gerçeği açmak değil gerçeği kendilerine göre kıvırmakla meşguldürler
(2.Timoteos 4:4).
4.Tanrı Kelamından başkalarının
da etkilenmesini istemeliyiz. Yoşiya Tanrı kelamını yalnızca kendisine saklamadı. Herkesi bir araya topladı.
Onların da Tanrı kelamına itaatine yardımcı olmaya çalıştı (34:29-33). Eğer
gerçekten Tanrı yaşamınızdaysa siz isteseniz de istemeseniz de başkaları
bundan etkilenecektir. Kutsal Kitap aslında insanın esas ihtiyacı olan Tanrısal
kurtuluş, korunma ve sevilme gibi konulara hitap etmektedir. Bu nedenle
ruhsal anlamda her konuyu içermekte ve fiziksel yaşamımıza da etkin olmaktadır
(2 Petrus 1:3-4).
Yoşiya kötü günlerde yaşadığı halde Rabbi aradı ve Kelamına itaat etti. Biz
de böyle yapabiliriz. Peki, ya sonuç?
3. Tanrı Yoşiya aracılığı ile işledi;
bizim aracılığımızla da işleyebilir.
Yoşiya’nın kelama itaati bölgeyi bütün yanlış gidişatından temizlemeye başladı.
Tanrı’ya Tanrı’nın istemi doğrultusunda ibadet edilmeye başlandı. Tapınak
Tanrısal anlamda bir tapınak oldu. Fısıh bayramı gibi kelamı bir anma taşı
hatırlandı ve kutlandı. Hizkiyanın Fısıh kutlamasından çok daha görkemli
oldu. Çünkü bütün İsrail bir araya gelebilmişti. Kısacası Tanrı sözü inananlarını
bir bütün haline getirdi. Sevinçle kendisini yüceltmelerine yol açtı. Yoşiya’nın
bu dönüşü halkını o dönem üzerlerinde olan yargılardan kurtardı.
Bütün bunlar şunu göstermektedir ki, eğer bizler her şeyin hakimi yüce Allah’a
döner ve Mesih İsa’yı kurtarıcımız ve Rabbimiz olarak yürekten kabul edersek,
O’nun Kutsal Ruh’unun ışığında Tanrı kelamını elimizden, dilimizden ve gönlümüzden
düşürmeden yaşarsak günlerimiz ne kadar fena olursa olsun Rab’bin bereketlerine
kavuşuruz. Çevremizdeki
Sonuç:
Yoşiya’nın hiçbir yerde Mısır kralına karşı savaşma konusunda Rabbin yüzünü
aradığını okumuyoruz. Bu da Yoşiya’nın sonu oldu. Çünkü Mısır kralı Neko
onunla savaşmak istememişti (35:20). Fakat Yoşiya istedi.
Tanrı’nın esas bizi çağırdığı hizmetten geri dönüp başka başka yönler ve yollar
aramamız sonunda her tür bereketi görmüş olduğumuz halde bizi hüsrana uğratacaktır.
Aslında bir anlamda Tanrı putperest kralın ağzından yaptığı hizmeti sona dek
götürmesini ona hatırlatmıştı ama o bir anlık gururunun ve esas başarısının
kaynağını unutmanın esiri oldu. Onun bu kararı bütün reformların durmasına,
Tanrı kelamının derinden okunup anlaşılmasına mani oldu.
Bu nedenle Rabbimiz bizi sürekli olarak Kelamında sabit kılsın, Ruhuyla desteklesin
ve yol göstersin ve aynı zamanda Mesih İsa’da sona dek sağa sola bakmaksızın
O’nun hizmetinde çağrıldığımız gibi hizmet etmemiz konusunda bizi teşvik
etsin. Böylelikle dünyaya tuz ve ışık olmuş olarak Tanrı’nın bizde işlemesinde
aracı olmuş olur, Rab tarafından kullanılmış olmanın o muhteşem bereketini
de tatmış oluruz.
Amin.